ev

bulaşık, çamaşır, yüzey (cam, halı, yer, fayans, küvet, vs.) temizleyiciler, lavabo açıcılar, tuvalet temizleyiciler, mobilya bakımı…

kişisel bakım

nemlendiriciler, temizleyiciler, maskeler, banyo ürünleri, tıraş ürünleri, deodoran, ağız bakımı, güneş koruması…

anne-çocuk

hamilelik, bebek banyo ürünleri, alt bakımı

gıda ve sağlık

doğal beslenme ve doktorculuk…

hobi

sanat, marangozluk, bahçe, böceksavarlar, evcil hayvan bakımı…

Ana Sayfa» gıda ve sağlık

İçindekiler ve Dışındakiler

| Şubat 18, 2013Yorum Yok | 6.720 görüntüleme

Fark ettiniz mi? Son zamanlarda gıda üreticileri çok farklı mesajlarla çıkmaya başladılar karşımıza: Ürünlerinin içindeki besleyici unsurlara dikkat çekmek yerine, ürünün içermediği öğeleri öne çıkartıyor; gıda reklamlarına yeni bir boyut getiriyorlar.

Bir çikolata üreticisi, “Ürünümüzün içerisine koyduklarımız kadar koymadıklarımız da önemli,” sloganıyla tüketiciyi tavlamaya çalışıyor; bir baklava markası, “Ürünümüz glikoz şurubu içermez,” diyor; diğer markalarsa ürünlerinin GDO veya monosodyum glutamat (MSG, Çin tuzu) içermediğini vurguluyor.

gida_etiket

Foto: Impact Lab

Tüm bunlar tüketicinin gıda içerikleri konusunda bilinçlendiğini, artık hemen her ürünün üzerinde gördüğü “doğal” ya da “koruyucu içermez” gibi ibarelere itibar etmediğini gösteriyor. Zaten Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde yapılan bir araştırma, tüketicilerin %22,3’ünün ambalajların üzerinde yer alan bilgilere güvenmediğini, ayrıca %28,2’lik bir dilimin de ambalaj üzerinde yer alan bilgileri yeterli bulmadığını ortaya çıkarmış. Etikette yer alan bilgilere güvenmeyen tüketicilerin neredeyse yarısıysa, üreticinin bilgileri kendi çıkarı doğrultusunda çarpıttığına inanıyor.

Peki tüketicinin etiketlerle ilgili ne tür beklentileri var? Yine aynı çalışmanın sonuçlarına göre tüketici:

• Ambalaj üzerinde yer alan yabancı kelimelerin açıklanmasını,
• İçindekiler kısmının okunur büyüklükte yazılmasını,
• Etiketlerde yer alan işaretlerin anlaşılır olmasını,
• Basit ve anlaşılır sağlık ve beslenme bilgilerinin yer almasını,
• İçerikteki katkı maddelerinin detaylı dökümünün olmasını ve
• Gıdanın besin değerinin günlük ortalama tavsiye edilen miktarın ne kadarını karşıladığı bilgisinin verilmesini istiyor.

2011 sonunda değişen Türk Gıda Kodeksi Etiketleme Yönetmeliği, bu beklentilerin bir kısmına cevap veriyor:

• Etiketlerdeki yazılar en az 12 punto büyüklüğünde olacak,
• Türk Malı sembolü kalkacak; ürünün imal edildiği ülke kısaltma yapılmadan “Menşei: Türkiye” şeklinde açıkça yazılacak. Ana bileşenin menşei farklı ise bu da belirtilecek: “İthal kakao çekirdeklerinden Türkiye’de üretilmiştir” gibi,
• Gıda etiketlerinde “Kalp ve damar sağlığının korunmasına yardımcı olur” gibi sağlık beyanlarında bulunulabilmesi için, bu etkinin kanıtlanmış olması şartı aranacak,
• “Tatlandırıcı içerir”, “Şeker ve tatlandırıcı içerir”, “Meyankökü içerir”, “Kafein içerir. Çocuklar veya hamile kadınlar için tavsiye edilmez,” şeklindeki uyarılar ilgili gıdaların etiketlerinde zorunlu olarak bulunacak,
• Tüketicinin günlük ihtiyacı olan enerji, yağ, doymuş yağ, tuz ve şeker miktarının yüzde kaçını tükettiği gıdadan karşılayabileceği -zorunlu değil ama gönüllü bir uygulama olarak- ürünlerin etiketinde  yer alabilecek.

 

Kaynak:
Kübra Vildan Yaman, Gıdalarla Aramızdaki Köprü: Etiket
Resmi Gazete, Türk Gıda Kodeksi Etiketleme Yönetmeliği
Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı, Gıda Etiketleri Sil Baştan