ev

bulaşık, çamaşır, yüzey (cam, halı, yer, fayans, küvet, vs.) temizleyiciler, lavabo açıcılar, tuvalet temizleyiciler, mobilya bakımı…

kişisel bakım

nemlendiriciler, temizleyiciler, maskeler, banyo ürünleri, tıraş ürünleri, deodoran, ağız bakımı, güneş koruması…

anne-çocuk

hamilelik, bebek banyo ürünleri, alt bakımı

gıda ve sağlık

doğal beslenme ve doktorculuk…

hobi

sanat, marangozluk, bahçe, böceksavarlar, evcil hayvan bakımı…

Ana Sayfa» bulaşık, çamaşır, ev

Sabun ve Sert (Kireçli) Su

| Haziran 14, 2012Yorum Yok | 17.311 görüntüleme

Foto: freedrinkingwater.com

Doğal temizlik tariflerinin içinde genellikle deterjan yerine sabun bulunuyor. Ne yazık ki bu tür formüller, “sert su” tabir edilen mineral yoğunluğu yüksek sularla kullanıldıklarında bazı sorunlara yol açabiliyor.

Benim konuyu araştırmaya başlamam, bulaşık makinemizde kullanmayı denediğimiz Arap sabununun, makinenin filtresini tıkaması sonucu oldu. Makinede bir süre Arap sabunu kullandıktan sonra, filtrenin üzerinde beyaz, kaygan bir tortu oluşmaya başladı. Tortu o kadar yoğundu ki, filtreyi tamamen tıkamıştı. Temizlemek için filtreyi söktüğümüzde, normal temizlik yöntemlerinin işe yaramadığını gördük: Tortu suda çözülmüyor, deterjanla yumuşamıyordu. Başta tertemiz çıkan bulaşıklar da giderek daha bulanık çıkmaya başlamıştı. Sonunda filtreyi sırasıyla sıcak su ve alkole batırıp kazıyarak temizleyebildik.

İnternette o kadar çok “Arap sabunu, sirke ve karbonat mucizesi” anafikirli yazı dolaşıyor ki, o sırada soruna Arap sabununun yol açtığına inanmak istemedik. Ama konuyu biraz araştırınca, doğal sabunların (yani petrol türevi yağlardan değil, bitkisel veya hayvansal yağlardan üretilen sabunların) sert sudaki minerallerle tepkimeye girerek bu tortuyu oluşturduğunu öğrendik.

Peki bu nasıl oluyor?

Önce, su sertliğinin ne olduğuna bir göz atalım. Sert (veya kireçli) su, yukarıda da belirttiğimiz gibi, içinde yüksek miktarlarda mineral eriyik bulunan suya deniyor. Bu mineraller, kalsiyum bikarbonat ve magnezyum bikarbonatın yanısıra, sülfat, nitrat, fosfat ve silikat tuzlarının bir veya birkaçından oluşuyor. Bunlar suya, suyun doğada temas ettiği yüzeylerden (kayalardan ve topraktan) karışıyor.

Kalsiyum bikarbonat ve magnezyum bikarbonat önemli, çünkü sert sularda sabunun köpürme kabiliyetini azaltıyorlar. Ayrıca bunlar, suyun sıcaklığı arttıkça çökelme eğilimi gösteriyorlar. Çaydanlıkların dibinde “kireç” oluşmasının en önemli nedeni de bu, ama bu ayrı bir konu.

Kalsiyum bikarbonat ve magnezyum bikarbonattaki Ca ve Mg elementleri, sabundaki sodyum (Na) ve potasyumun (K) yerine geçerek, suda erimeyen bileşikler oluşturuyorlar. İşte suda erimeyen tortu, kalsiyum veya potasyum stearat adı verilen bu bileşiklerden oluşuyor. Aslında bu tortuyu hepimiz, duş teknelerinin veya banyo küvetlerinin içinde görüyoruz. Ama kir gibi görünen bu tortunun sabun ve kireçli suyun tepkimesinden oluştuğunu çoğumuz bilmiyoruz.

Sert su ve sabun, tıpkı duş teknesinde olduğu gibi, bulaşıkların üzerinde de mat bir tortu bırakıyor veya bulaşık makinesinin filtresini tıkıyor. Çamaşır yıkamak için kullanıldığında, giysilerin üzerinde birikerek zaman içinde renklerin soluklaşmasına veya beyazların grileşmesine yol açıyor. Saçımızı sabunla yıkadığımızda, saç telleri üzerinde bir tabaka oluşturarak mat gözükmelerine yol açıyor.

Sabun Nedir? Deterjan Nedir? yazısında da değindiğimiz gibi, deterjanın sabuna karşı en önemli avantajı, sert sudaki minerallerle tepkimeye girmemesi. Daha doğrusu, girdiği tepkime sonucunda oluşan bileşenlerin suda erimesi ve dolayısıyla tortu sorunu yaratmaması.

Peki bu, suyu kireçli bir bölgede yaşıyorsak temizlikte sabun kullanamayacağımız anlamına mı geliyor? Tabii ki hayır. Özellikle çamaşır yıkarken, sabunun sert suyla tepkimeye girmesini önleyen maddeler kullanabiliyoruz. Bunların başlıcaları çamaşır sodası (sodyum karbonat) ve boraks (boraks ayrıca suda çözünürken hidrojen peroksit, yani oksijenli su oluşturuyor; bu da doğal bir ağartıcı). Bizim “Ev Yapımı Çamaşır Deterjanı” tarifimizde de bunlar var.

Bulaşık makinesinde sabun kullanımı biraz daha sorunlu. Yukarıda da belirttiğim gibi, henüz tatminkâr bir formül bulamadık. Ama çalışmalarımız sürüyor. Bizi izlemeye devam edin!