ev

bulaşık, çamaşır, yüzey (cam, halı, yer, fayans, küvet, vs.) temizleyiciler, lavabo açıcılar, tuvalet temizleyiciler, mobilya bakımı…

kişisel bakım

nemlendiriciler, temizleyiciler, maskeler, banyo ürünleri, tıraş ürünleri, deodoran, ağız bakımı, güneş koruması…

anne-çocuk

hamilelik, bebek banyo ürünleri, alt bakımı

gıda ve sağlık

doğal beslenme ve doktorculuk…

hobi

sanat, marangozluk, bahçe, böceksavarlar, evcil hayvan bakımı…

Ana Sayfa» bulaşık, ev

Otopsi: Bulaşık Makinesi Deterjanı

| Haziran 12, 2012Yorum Yok | 14.261 görüntüleme

bulasik-mak-deterjani

Deterjanlar, yağların suda “erimesini” sağlayan yüzey aktif maddeler. Biyolojik hammaddelerden üretilen sabunlara çok benzemekle birlikte, bunlar  petrokimyasal tabanlı, sürdürülebilir olmayan, sentetik ürünler. 1. Dünya Savaşı sırasında, sabun yapacak hammaddelerdeki kıtlık sonucu sentetik sürfaktanlar kullanılmaya başlamış. Biraz aşağıda da göreceğimiz gibi, içlerindeki maddelerin tümünü etiketlerinde belirtmek zorunlu değil. Deterjanların biyolojik çözünürlükleri eskisine göre daha yüksek. Ancak içlerindeki bazı maddeler özellikle sualtı canlılarını olumsuz etkiliyor. Cildi, gözleri ve solunum yollarını tahriş edebiliyorlar.

  • Fosfat: Kireçli suyu yumuşatarak deterjanların temizleme gücünü artırır. Zehirli değildir. Ancak atık sular yoluyla göllere, denizlere karıştığında bazı organizmaların istenmeyen oranda çoğalmasına neden olur. Bu da bazı türlerin yok olmasına yol açar. Memelilerde erken yaşlanmaya yol açtığını gösteren çalışmalar vardır.
  • Noniyonik aktif madde: Bkz. Sürfaktan. Çok iyi bir yağ temizleyicidir. Sert sudan fazla etkilenmez; fazla da köpürmez. Köpüğün kontrollü olması bulaşık makinesinin taşmasını engeller.
  • Polikarboksilat: Kısmen polifosfatların yerine, deterjan geliştirici olarak kullanılır. Ayrıca kirleri dağıtarak yeniden bulaşıkların üzerine çökmesini engeller. Biyoçözünürlüğü oldukça yavaştır, ancak su altındaki organizmalar için zehirsiz sayılır.
  • Fosfonat: Peroksiti etkisiz hale getiren metal iyonlarına yapışarak, peroksit bazlı ağartıcıları stabilize eder. Sualtı organizmaları için fazla zehirli değildir; ancak biyolojik hücrelerdeki fosfat alımının üç kaynağından biridir. Doğada bakteriler tarafından çözünür; fakat bakterilerin evrimleşip fosfonatı besin olarak metabolize etmeye başlamasıyla biyoçözünürlüğü azalmıştır.
  • Oksijen bazlı ağartıcı: Suyla karışınca oksijen salarak, organik leke moleküllerini parçalar. Sürfaktanlarla enzimlerin işini tamamlar. Zehirli değildir ve yıkama sırasında yok olur.  Dezenfektan ve koku giderici görevi de görür.
  • Proteaz: Proteinlerin parçalanmasını hızlandıran ve insan vücudu tarafından da üretilen bir enzim. Bulaşıklardaki protein bazlı gıda maddelerini parçalar. Biyolojik kökenli olduğu ve görevini yaparken kısmen “tükendiği” (parçalandığı) için doğada çözünürlüğü yüksektir.
  • Amilaz: Bkz. Proteaz. Amilazlar, karbonhidratların parçalanmasını hızlandıran enzimler. Bulaşıklardaki nişastalı ve şekerli gıda maddelerini parçalıyorlar.
  • Parfüm: Daha önce de defalarca belirttiğimiz gibi, ticari sır kabul edildiği için parfümün içindeki maddeleri listelemek zorunlu değil. Sentetik kokular, alerjiye, bağışıklık sisteminin zarar görmesine, baş ağrısı ve baş dönmesine yol açabilir; solunum yollarını tahriş edebilir. Genellikle içinde yüksek miktarda ftalat bulunur. Ftalatlar, endokrin sistemini bozar ve meme kanseri ve doğum kusurlarıyla ilişkilendirilmiştir.

Bunlar etikette görünenler. Bir de Chemistry in Your Cupboard sitesine göre, etikette görünmeyenlere bakalım:

  • Pentasodyum Trifosfat: Yukarıda “fosfat” diye özetlenmiş olan madde bu.
  • Sodyum Karbonat: Çamaşır sodası. Çıplak elle dokunulmaması ve solunmaması tavsiye edilir. Mide yoluyla alındığında sindirim sistemini tahriş eder. Yağa karşı etkili. Koku giderici. Sudaki kireci etkisiz hale getirdiği için çamaşır beyazlatmada kullanılır. Zehirsizdir ve biyobirikimli değildir.
  • Sodyum Karbonat Peroksit: Yukarıdaki listede adı geçen “oksijen bazlı ağartıcı” buymuş.
  • PEG-30, PEG 40, PEG-130, PEG-150: PEG, polietilen glikolün kısaltmasıdır. Arkasından gelen rakama (molekül ağırlıklarına) bağlı olarak plastikleştirici, yumuşatıcı, bağlayıcı, hacim artırıcı, cila, yağlayıcı veya çözücü (solvent) olarak kullanılır. PEG’lerin kendi başlarına zehirli olmadıkları düşünülse de, üretim süreçlerinde etilen oksit bulunur. Bu da, bir yan ürün olarak 1,4-dioksan oluşturabilir. Etilen oksit de, 1,4-dioksan da son derece zehirli olduğu gibi, tehlikeli birer kanserojendir.
  • Aqua: Su.
  • Sodyum Silikat: pH düzenleyici ve yenim (korozyon) önleyici. Tavşanlarla yapılan deneyler, orta kuvvette bir zehir olduğunu ortaya çıkarmış. Deri yoluyla alındığında bile zehirlidir. Ayrıca gözleri tahriş eder.
  • TAED: Tetra Asetil Etilen Diamin. Oksijen bazlı ağartıcı aktivatörü. Bu ağartıcılar 40 derecenin altındaki suda etkinleşmediğinden aktivatörlere ihtiyaç var. Hidrojen peroksitle TAED’in tepkimesi, hızlı bir ağartıcı olan parasetik asiti ortaya çıkarıyor.
  • Selüloz: Kâğıt hamuru. Emici, hacim artırıcı, kayganlaştırıcı, opaklaştırıcı, akışkanlık dengeleyici. Zehirli değildir. İnsan sağlığı ve ekosistem açısından tehdit yaratmaz.
  • Sitrik Asit: Limon tuzu. pH düzenleyici, parfüm. İnsan sağlığı ve ekosistem açısından tehdit yaratmaz, ancak gözleri ve toz halindeyse solunum yollarını tahriş eder.
  • Yağ Alkollü Alkoksilat: Yukarıdaki listedeki “Noniyonik Aktif Madde” buymuş.
  • Sodyum Poliakrilat: Emici, emülgatör dengeleyici, akışkanlık düzenleyici. Orta derecede zehirli bir maddedir. Vücut tarafından emilimi oldukça düşük ve doğada kalıcılığı az olduğundan güvenli kabul edilir, ancak kesin bir sonuca varmak için daha çok araştırma yapılması gereklidir. Tavşanlarla yapılan deneylerde, gözleri tahriş ettiği belirlenmiştir.
  • Sükroz: Şeker. Nem tutucu. İnsan sağlığı ve ekosistem açısından tehdit yaratmaz.
  • Gliserin: Nemlendirici. İnsan sağlığı ve ekosistem açısından tehdit yaratmaz, ancak gözleri tahriş eder.
  • Oriza Sativa Nişastası: Pirinç nişastası. Emici, hacim artırıcı, bağlayıcı, akışkanlık dengeleyici. İnsan sağlığı ve ekosistem açısından tehdit yaratmaz.
  • Benzotriazol: Koruyucu, antimikrobiyal. Ekosistemde zehirleyici etkisi olmadığı düşünülmektedir. Biyobirikimli değildir. Ancak hücre düzeyinde mütasyona yol açabilir ve kanser riskini artırır.
  • Tetrasodyum Etidronat: Emülsiyon dengeleyici, akışkanlık düzenleyici. Zehirli ve biyobirikimli değildir. Doğada kalıcılığı düşüktür. Bu nedenlerle genellikle güvenli bir kimyasal sayılır, ancak sıçanlarla yapılan yüksek dozlu deneylerde, böbrek fizyolojisinde değişikliklere yol açmıştır.
  • Limonen: Yukarıdaki listedeki “parfüm” maddelerinden birinin bu olduğu anlaşılıyor. Turunçgillerin kabuğundan elde edilen bir parfüm maddesi ve çözücüdür (solvent). Güneş ışığı ve havayla temas ettikçe ayrışarak cildi ve solunum yollarını tahriş eder. Bağışıklık sistemi, hayvanlar ve doğa için hafif derecede zehirlidir.
  • Proteaz ve Amilazın enzim olduğunu belirtmiştik.
  • Boya: Temizlik ürünlerine katılan, çoğu sentetik pigmentler.
  • Magnezyum Stearat: Topaklanma önleyici, hacim artırıcı, renklendirici, akışkanlık düşürücü. Bu kimyasalın insan sağlığına etkileri yeterince araştırılmamış. Ekosistem için zehirli, doğada kalıcı, ayrıca biyobirikimli olabileceği düşünülüyor.

Sonuç:
Bulaşık deterjanlarının içindeki bazı maddeler, tabak ve çanaklardan tam olarak durulanmazlar. Bulaşıkların üzerindeki kalıntı miktarı, söz konusu maddelerin suda çözünürlüğü, bulaşık makinesinin ne kadar dolu olduğu, makinenizin marka ve modeli ve seçmiş olduğunuz yıkama programı gibi etkenlere bağlıdır.

Fosfatlar aslında gıda maddelerinde bile sınırlı miktarda bulunurlar. Yani zehirli değildirler. Ancak fosfatın memelilerde erken yaşlanmaya yol açtığını gösteren çalışmalar vardır. Eğer gazlı içecek tüketmeyi seviyorsanız, zaten belirli bir miktar fosfat alıyorsunuz. Tabak ve çanaklardaki kalıntı fosfat önemsiz gibi gözükebilir, ancak her gün alındığı göz önünde bulundurulursa, uzun vadede ne tür sorunlara yol açabileceği soru işaretidir. Bunun dışında, yukarıda belirtildiği üzere, doğaya zarar verirler.
Sürfaktanların sentetik olanları (noniyonik aktif madde) genellikle mide yoluyla alındığında zehirlidir. Doğada kolay kolay parçalanmazlar.
PEG bileşenlerinin içinde, zehirli ve kanserojen olduğu bilinen etilen oksit ve 1,4-dioksan bulunabilir.
Polikarboksilat ve fosfonat genel olarak zehirli değildirler, ancak oldukça yeni kimyasal bileşenler olduklarından, sağlık üzerindeki uzun vadeli etkileri bilinmemektedir. Biyoçözünürlükleri oldukça yavaştır.
Enzimlerin de doğal olması alerjik tepkilere yol açmalarına engel değildir. Çok ince tozlar olduklarından kolayca havalanır, solunum yollarını tahriş eder ve bazı kişilerde astım krizlerine yol açabilirler. Amilaz, mide yoluyla alındığında hafif bir zehirdir. Proteaz ise ancak doğrudan kana karışırsa çok etkin bir zehire dönüşür (Yılan zehirinin bileşenlerinden biridir!).
Parfümler, çoğu zaman yüksek miktarda ftalat içerir. Ftalatlar, endokrin sistemini bozar ve meme kanseri ve doğum kusurlarıyla ilişkilendirilmiştir. Sentetik kokular, alerjiye, bağışıklık sisteminin zarar görmesine, baş ağrısı ve baş dönmesine yol açabilir, solunum yollarını tahriş edebilir.
Diğer maddelerinse ya uzun vadeli etkileri bilinmiyor ya da en basitinden gözleri, solunum yollarını tahriş edebiliyorlar.

Bunu biliyor muydunuz?
Yepyeni bardaklarınız, bir süre bulaşık makinesine girip çıktıktan sonra kumlanmış cam gibi buğulu bir görünüm mü ediniyor? Ne yaparsanız yapın, bu sorundan kurtulamıyor musunuz?

Büyük olasılıkla, bulaşıklarınızı makineye fazla “temiz” yerleştiriyorsunuz. Bulaşık makinesi deterjanlarındaki enzimlerin çoğu, fiziksel olarak aşındırıcı zerreciklerden oluşur. Eğer büyük bir hızla püskürtüldükleri bulaşıkların üzerinde “tutunacak” gıda artığı bulamazlarsa, cam yüzeyleri aşındırırlar. Bulaşıkları makineye yerleştirmeden önce iyice fırçalayanlardansanız, zaman içinde bardaklarınız buzlu cama döner. Bu durum temizleyerek giderilemez. Tek çözüm, bundan sonra bulaşıkları makineye daha pis yerleştirmektir!