Anasayfa / Anne-Çocuk / Erken Doğumlar, Düşük Doğum Ağırlıklı Bebekler ve Pestisitler

Erken Doğumlar, Düşük Doğum Ağırlıklı Bebekler ve Pestisitler

Foto: Jeffrey Hamilton, Getty Images

ABD’de yapılan bir araştırmada, hamile kadınların vücudunda bulunan organofosfatlı böcek öldürücü seviyesinin doğacak bebeğin doğum haftasını ve doğum ağırlığını etkilediği bulunmuş.

Araştırmayı yürüten Dr. Bruce Lanphear ve meslektaşları, Cincinnati bölgesinden, farklı etnik ve ekonomik gruplara mensup 300’den fazla gebe kadını takip etmiş. İdrarında en fazla organofosfat bulunan kadınların yenidoğan bebeklerinin, diğer bebeklerden ortalama yarım hafta erken doğduğu ve doğum ağırlıklarının diğer bebeklere kıyasla yaklaşık 150 gr. daha düşük olduğu tespit edilmiş.

Anne karnında maruz kalınan organofosfatların, bebeklerin zekâ seviyesini olumsuz yönde etkilediğini ve dikkat eksikliği ve hiperaktivite gibi bozuklukları artırdığını kanıtlayan araştırmalar da mevcut.

Dönüp ülkemize bakacak olursak, geçtiğimiz hafta Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nca “iftira” ifadesiyle reddedilen Greenpeace pestisit raporunun doğruluğu, bağımsız bir laboratuvarda bir kez daha kanıtlandı. Tahlil sonuçlarına göre, incelenen 10 farklı sebze ve meyveden 7 tanesinde yasak veya yasal sınırların üzerinde kimyasal kalıntısına rastlandı. Pazardan alınan armut, portakal, greyfurt, kırmızı biber, domates, patlıcan ve salatalık örneklerinde, insanların kullanımına uygunsuz düzeyde kimyasal bulunuyor; ayrıca, patlıcan ve armutlarda yasaklı pestisitler kullanılıyor.

Radikal’deki habere göre, konuyla ilgili açıklama yapan Greenpeace Akdeniz Tarım Kampanyası Sorumlusu Tarık Nejat Dinç şöyle demiş: “Türkiye’de sebze meyveleri denetlemek, diğer gıdaları, işlenmiş ürünleri denetlemekten çok daha kolay. Ancak yayınlanan tahliller bu konuda bile ne yazık ki bakanlığın ciddi eksiklikler içinde olduğunu gösterdi. Şu anda doğrudan gıdamıza girmek üzere değerlendirilmekte olan 29 tane GDO başvurusu var. Sebze meyvelerin denetimini yeterince gerçekleştiremeyen bir bakanlığın, GDO’lu gıdaları etkin şekilde denetleyebileceğine ikna olmak ne yazık ki imkansız.

Kaynak:
EWG
EHP
Radikal Gazetesi

Bu Yazı İlginizi Çekebilir

Bebe Şampuanları Artık Daha Güvenli (mi?)

Zehirsiz Ev’de felaket tellallığı yapmaktan hoşlanmıyoruz, biliyorsunuz. Gündelik hayatımızdaki zehirli maddelerden arınırken “balatayı sıyırmamaya” özen gösteriyoruz. Şiarımız, “takıntı yapmadan, paniğe kapılmadan.” Ama bazı maddeler var ki, “Benden uzak dur!” diye adeta bağırıyor. Formaldehit, bu maddelerden biri. Biyoloji laboratuvarlarında bulunmuş olanlar, organik dokuların, organ parçalarının saklandığı bu keskin kokulu, sarımsı sıvıya aşinadır. Buharı solunduğunda burun mukozasını tahriş eder. Öyle zehirlidir ki, sadece cilt temasıyla bile kana karışabilir. Uzun süre maruz kalındığında egzema ve alerjik tepkilere yol açabilir. Ayrıca kanserojen olduğu kanıtlanmıştır. En çok da lösemiye yol açar. Formaldehitin yakın zamana kadar dünyanın en çok satan çocuk şampuanlarından birinde bulunduğunu biliyor muydunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir